AK Parti basınla kahvaltıda buluştu. Gazeteciler, siyasetçiler, not defterleri, kameralar… En çok da bu şehrin akılda kalan meseleleri. Su, trafik, Dardanos Orman Kampı, şehre hastane… Klasik değil; bence gerçekten konuşulan bir buluşmaydı. Başkan Kuzu, samimiyetle soruları cevapladı.
AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu’nun cümleleri, “Dedikodunun değil hizmetin konuşulduğu Çanakkale” iddiasında kilitlendi. Siyasi literatürde sık duyulan bir söylem. Ama bu kez masada karşılığını arıyordu. Çünkü Çanakkale Kepez artık su kesintilerinin, şehrin trafik çilesinin, yetersiz sağlık kapasitesinin ve plansız büyüyen yerleşimlerin ağırlığını taşıyor. Şehrin nüfusu yazın ikiye katlanıyor, altyapı tek başına kalıyor.
Şehir büyüyor; kurumlar birbirinden geri kalıyor.
Kuzu’nun kahvaltıda söylediği asıl şey ise başka: “Kim taş üstüne taş koyacaksa birlikte çalışmaya hazırız.” Bu cümle salonda not edildi. Çünkü Çanakkale’de uzun süredir belediye – bakanlık – yerel teşkilat üçgeninde soğuk temas var. Birbirine bakan ama birbirine dokunmayan aktörler görüntüsü. Şehrin meseleleri ise tam tersine ortak çalışma gerektiriyor. Su tek kurumla çözülmez. Hastane tek imza ile gelmez. Ulaşım tek tarafın tabelasıyla akmaz. Dardanos tek planlamayla yaşamaz. Şehir, çok aktörlü bir dosya.”
Kaynaklara yakın çevrelerin söylediği de benzer. Teknik bürokrasi, sağlık altyapısının yaz nüfusuna yetişemediğini söylüyor. Suyun hem baraj doluluk hem arz kapasitesi hem de turizm baskısıyla kırılganlaştığını belirtiyor. Trafikte ise araç sayısındaki artışın yıllardır fark edilmesine rağmen master planların masada beklediğini ifade ediyor. Kentin kilit noktası burada. Konu ideolojik değil; organizasyonel.
Kahvaltıda konuşulan meselelerin önemi de tam bu yüzden. Bu şehir artık “siyasi söylem” değil, “yönetsel gerçeklik” istiyor. Çünkü belediye seçimleri, genel seçimler, kongreler, teşkilat denklemleri gelip geçiyor. Ama su, yol, ulaşım, park krizi kalıyor. Şehir merkezi hastane ihtiyacı büyüyor. Trafik sıkışıyor. Vatandaş Dardanos Orman Kampını özel değil, kendine istiyor.
Bir de işin basın tarafı var. Benimde katıldığım gazetecilerin masada olması değerliydi. Şehrin hafızası bizleriz. Arşiv, sorular, kayıt, hatırlatma… Siyasal tartışmanın 48 saatlik ömrü varken, basının arşivi yıllarca kalıyor. Bu yüzden kahvaltı bir ziyaret değil; bir testti. “Gerçek gündem” ile “şehrin hafızası” arasındaki mesafe ölçüldü.
Bütün bu fotoğrafa bakınca şunu söylemek gerekiyor: Birçok şehir kazanırken, Çanakkale artık zaman kaybedemez. Çünkü bazı şehirler sorunlarını erteleme lüksüne sahip değildir. Çanakkale Türkiye’nin Göz bebeği olan bir şehir.
Kuzu’nun toplantıdaki cümleleri ne kadar karşılık bulur? Belediyeler bu masaya oturur mu? Bakanlıklar bu dosyalara bakar mı? Açıklamalar samimi mi? Parti teşkilatları kavga yerine koordinasyonu seçer mi? Bunları zaman gösterecek. Ama bildiğimiz bir şey var:
Bu şehrin sorunları tartışmayla değil; işbirliğiyle çözülür.
Bu şehrin yükü sloganla değil; planlamayla taşınır.
Bu şehrin geleceği propaganda ile değil; koordinasyonla kurulabilir.
Çünkü özel olan Çanakkale, kimin kazandığı değil; kimin çalıştığı şehirlerden.
Ve bu şehir, hepimizin.
Yorumlar
Kalan Karakter: