Tüm dünya genelinde ve ülkemizde de COVİD-19 hastalığı, giderek artan hasta sayılarıyla toplum sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturmaya devam ettiğini belirten Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), okulların açılmasının birçok noktada riskler içerdiğine vurgu yaptı. TÜSAD, etkin bir tedavi yöntemi ya da aşı geliştirilene kadar hastalığın tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan hasta sayısı ile hastalıkla ilişkili ölüm riskinde artışa neden olacağını belirtti.
18 MİLYON ÖĞRENCİ 72 MİLYONU ETKİLER
VİRÜS YOKMUŞ GİBİ DAVRANANLAR SORUMLU
Kömürcüoğlu, 1 Haziran itibariyle günlük yaşama ait kısıtlamalar ve izolasyon önlemlerine büyük ölçüde son verildiğini belirten önlemlerin azaltılmasını takiben, hasta sayısında Ağustos ayı itibarıyla tekrar artış trendine girildiğini vurguladı. Kömürcüoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Dünyada en fazla vaka gösteren ülkeler arasında 17’nci sırada yer alıyoruz. Sağlık Bakanlığı verilerine göre günlük yeni olgu sayılarının tekrar bin 100’lü değerlerin üzerine çıktığı, yapılan test sayısına göre yeni tanı oranını yüzbinde 8 civarında olduğu gözleniyor. Maskelerin yanlış kullanımı ya da hiç kullanılmaması, mesafe kuralının ihlali ve hijyene dikkat edilmemesi gibi ihmal edilen en önemli 3 kural, artan vaka sayılarını da beraberinde getirdi. Bu nedenle ‘maske, mesafe ve hijyen’ kurallarından asla taviz verilmemesi gerektiğini sık sık vurguluyoruz. Bu kuralların dikkatli bir şekilde uygulanması gerekiyor.”
ÇOCUKLAR ENFEKSİYON KAYNAĞI OLMASIN
TÜSAD Çocuk Koordinasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan da, mevcut verilere dayanarak şu bilgileri paylaştı: “Çocuklarda COVİD-19 hastalık sıklığının erişkinlerden daha az olduğu ve daha hafif seyrettiği bildirilmekle beraber ergenlerin enfeksiyon riskinin küçük çocuklardan daha fazla olduğu saptandı. Ancak çocuk hastalarda da ölüm dahil ağır hastalık görülebildiği bildirilmiş durumda. Çocukların COVİD-19 bulaştırıcılığındaki rolü tam olarak anlaşılamamıştır. Okullarda az sayıda da olsa salgın olduğu bilinmektedir. Çocuklar birbirinden enfekte olarak başta okul çalışanları; öğretmenler, diğer okul personeli olmak üzere evdeki anne, baba ve diğer aile büyükleri için ciddi bir enfeksiyon kaynağı olma potansiyellerine sahiptir. İleri yaş öğretmenler ve okul çalışanları ile altta yatan hastalığı olanlar COVİD-19 açısıdan daha fazla risk altındadır.”
OKULLARIN FİZİKİ ŞARTLARI UYGUN DEĞİL
Okulların açılmasına yönelik bir karar alınacağı zaman “bölgesel COVİD-19 yaygınlığı, çocukların okula erişim yolları, çocukların altta yatan hastalık durumları yanı sıra evde birlikte yaşadıkları aile fertlerinin yaş ve altta yatan hastalık durumları, devam ettikleri okulların fiziksel kapasiteleri, sosyal mesafe kurallarına uyumun sağlanabilmesi” gibi çok sayıda etkenin göz önünde tutulması gerektiğine dikkat çeken Tana Aslan, açıklamasına şöyle devam etti: “Milli Eğitim Bakanlığı’nın önümüzdeki kış dönemi için açıkladığı idealde çok yerinde olan; metrekare başına düşen öğrenci sayısının ve sınıflardaki öğrenci mevcudunun azaltılması gibi önlemler maalesef çoğu okulun fiziki şartları nedeniyle uygulama zorlukları içeriyor. Çocukların sosyal alanlarda oyun saatleri, aynı ortak oyun ve yemek alanlarını kullanmaları bulaş riskini arttırır. Bu konudaki denetlemeler yapılarak ve okulda çalışacak tüm personele periyodik tarama testi yapılması düşünülebilir.”
TÜSAD, okul servislerinde gelişebilecek olası risklerin de göz önüne alınmasını vurgularken, ek olarak şu uyarıları da yaptı: “Sosyal mesafe, öğrenci ve çalışanların maske kullanımları ve bunlara uyum konusunda ayrıntılı bilgilendirme ve tekrarlayan eğitimler yapılmalıdır. Çocukların sosyal alanlarda oyun saatleri, aynı ortak oyun ve yemek alanlarını kullanmaları bulaş riskini arttırır. Olası hastalık bulgusu gösteren öğrenci, öğretmen ya da okul çalışanlara yönelik değerlendirme, tanı, takip ve izlem yaklaşımı planlanmalıdır.”
Yorumlar
Kalan Karakter: