Şener; “Gergedan virüsü yüzyıllardır...
Reklam
Reklam

Şener; “Gergedan virüsü yüzyıllardır bilinen bir virüs”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alper Şener, halk arasında ismi ile popüler hale gelen gergedan virüsünün yüzyıllardır bilinen bir virüs olduğunu söyledi.

Şener; “Gergedan virüsü yüzyıllardır bilinen bir virüs”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alper Şener, halk arasında ismi ile popüler hale gelen gergedan virüsünün yüzyıllardır bilinen bir virüs olduğunu söyledi.

Şener; “Gergedan virüsü yüzyıllardır bilinen bir virüs”
22 Aralık 2018 - 11:41

Grip ve soğuk algınlığına yol açan gergedan virüsü ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan ÇOMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alper Şener, 200’e yakın farklı türü olan gergedan virüsünden korunmak için doğru beslenilmesi ve hijyene dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Şener; “Gergedan virüsü olarak adlandırılan ve gündeme getirilen şey aslında yıllardır bildiğimiz bir virüs. Bu yeni bir virüs değil. Öncelikle bu bir infiluansı grip değil öncelikle onu ayırmak lazım. Gribal enfeksiyon dediğimiz zaman mutlaka kas ağrısı ve ateşin eşlik etmesi gerekir. Kas ağrısıyla birlikte ateşin eşlik etmediği üst solunum yolları enfeksiyonuna gribal enfeksiyon değildir. Yani vatandaşlar onu okuduğu yada dinlediği zaman içlerini rahatlatsınlar. Ama halk arasında ismi ile popüler hale gelen “Gergedan virüsü” yüzyıllardır bilinen bir virüs. Bunun gripten farkı ateş ve kas ağrısı gibi halsizlik, daha çok burun tıkanıklığı ve burun akmasıyla daha belirgin olmasıdır. Ama herhangi bir hastanın genelde kurduğu cümle, ‘gribim ama hastalığımı ayakta tutuyorum’  yani genel de hastaları yıkmayan bir türden dediğimiz grup” dedi.
Gergedan virüsünün 200’e yakın farklı türü var
“Gergedan virüsünün 200’e yakın farklı türü var” diyen Şener; “Kişiler özellikle bu virüslerden bir tanesini atlatarak 3 ya da 5 günden sonra hastalığı atlatıyorlar. Toplumda dolaşan diğer kişiden alarak bunun farklı tipiyle aynı klinik tablo oluşturuyor. Çünkü bu virüste şöyle bir dezavantajımız var. Kalıcı bağışıklık sağlamıyor. Aynı hafta içerisinde farklı virüslerle aynı virüslerin farklı aktifleriyle enfekte olup aynı klinik tablo ile aylarca dolaşabiliyor. Burada dikkat edilmesi gereken şey bu hastalara anitviral ilaç, antiviral tedavi, ilaç tedavisi önerdiğimiz bir grup değil. Burada birinci şekilde önceliğimiz kendimizi korumak. Korumakla kast ettiğimiz eğer kişinin, burun akıntısı varsa ya bir maskeyle ya da bir mendille ağzını kapatması gerekir. Toplu yaşam alanlarına girdiği zaman özellikle halk otobüsleri gibi aksıran, tıksıran ya da burnu akan kişiden mümkün olduğunca uzak durmamız gereklidir. Özellikle kış aylarında hava soğuduğu için evlerin havalanmayla ilgili bazı problemleri oluyor. Evleri havalandırmaktan kaçınıyoruz. Bu durum otobüsler ve toplu yaşam alanları içinde geçerli. Yani en temel özelliklerin arasında aralıklı olarak bulunduğumuz ortamları havalandırmamız gerekiyor. Eğer kendimiz hastaysak başkalarına bulaştırmamak şartıyla mutlaka maske takılması uygun görülmektedir” şeklinde konuştu.
Beslenmeye dikkat edin
Şener sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Gergedan virüsü de aslında korkulacak bir şey olmamasıyla beraber, yıllardır bilinen bir virüs olduğu aşikardır. Bunun dışında da mümkün olduğunca vitamin içeren ya da yeşillikler, salata, antioksidan mineraller içeren, zaten kış aylarına daha yoğun olan yeşil yapraklı sebzelerin tüketimini arttırmak gerekiyor.” 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
"Belediye çözmüyorsa sen çöz"
Kurtulmuş;
Kurtulmuş; "Troya defterini yeni açıyoruz"