Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği ile Çanakkale Tasavvuf Kültürü Araştırma ve Yardımlaşma Derneği tarafından düzenlenen ortak iftar programında kentin iş dünyası, eğitim camiası ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. Tasavvuf musikisi dinletisiyle başlayan programda birlik, kardeşlik ve paylaşma vurgusu ön plana çıktı.
Bizim Düğün Salonları’nda yoğun katılımla gerçekleştirilen iftar programında, tasavvuf kültürünün birleştirici gücü ile iş dünyasının dayanışma ruhu aynı sofrada buluştu. İftar öncesinde gerçekleştirilen tasavvuf musikisi dinletisi davetlilere huzur dolu anlar yaşatırken, okunan duaların ardından oruçlar hep birlikte açıldı.
Programda konuşan Çanakkale Tasavvuf Kültürü Araştırma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Şakir Barca, Ramazan ayının yalnızca bir ibadet zamanı değil, aynı zamanda gönülleri buluşturan, kardeşlik bağlarını güçlendiren özel bir dönem olduğunu vurguladı.
Barca konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün burada sadece bedenen acıktığımız için değil, ruhlarımızı doyurmak ve gönül köprülerimizi güçlendirmek için bir araya geldik. Bizim yolumuz; Mevlana Celaleddin Rumi’nin ‘Gel’ çağrısıyla genişleyen, Şems-i Tebrizi’nin aşk ateşiyle olgunlaşan ve Yunus Emre’nin arı duru Türkçesiyle ‘Sevelim, sevilelim’ diye seslenen bir gönül yoludur. Bu akşam soframızda üç büyük mana erinin bereketini taşıyoruz.
Hz. Mevlana’nın dediği gibi bir ayağımız şeriatın merkezinde sabit dururken, diğer ayağımızla yetmiş iki milleti kucaklamayı hedefliyoruz. O’nun ‘Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez’ sözü gibi biz de sevgimizi paylaşarak çoğaltıyoruz.
Şems-i Tebrizi’nin ‘Hakk’a giden yol yürekten geçer, akıldan değil’ sözü ise bize bu yolun özünü hatırlatıyor. İftar vakti; aklın sustuğu, gönlün konuştuğu, maskelerin düştüğü ve herkesin sadece ‘kul’ olduğunu hatırladığı eşsiz bir zamandır.
Yunus Emre’nin ‘Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için’ sözünü rehber edinen bir anlayışla, biz de buraya bir dava gütmeye değil, gönüllerimizi birleştirmeye geldik.
Ramazan ayı ‘ben’den vazgeçip ‘biz’ olabilmenin en güzel zamanıdır. Soframızdaki ekmek paylaşıldıkça eksilmez; aksine paylaşılan dua, kardeşlik ve muhabbet çoğalır. Rabbim tuttuğunuz oruçları, ettiğiniz duaları Mevlana’nın aşkıyla, Şems’in sadakatiyle ve Yunus’un teslimiyetiyle kabul eylesin. Soframız bereketli, gönlümüz huzurlu, birliğimiz daim olsun.”
Yoğun katılımın olduğu iftar programı, yapılan duaların ardından katılımcıların sohbetleri ve Ramazan’ın manevi atmosferini paylaşmalarıyla sona erdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: