Hilton Otel'de düzenlenen açılış programına, Vali Ömer Toraman, Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Belediye Başkan Yardımcıları Özleyiş Çetin ve Emrah Eroğlu, ÇOMÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Evren Karayel Gökkaya, Prof. Dr. Hüsnü Levent Dalyancı ve Prof. Dr. Arda Aydın, Meteoroloji İl Müdürü Erol Öztabak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Abdullah Borca, CHP Merkez İlçe Başkanı İbrahim Can Ergun, Belediye Meclis Üyeleri, kamu kurumu temsilcileri ile akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Yaklaşık 1000 proje arasından seçilen 24 projeden biri olan BLUEC ile atıksuların yeniden kullanımı, döngüsel su yönetimi ve iklim dirençli şehirler odağında düzenlenen program açılış konuşmaları ile başladı.
“Kaynakları etkin kullanmayı öncelik olarak görüyoruz”
Açılış konuşmalarında ilk olarak söz alan Proje Koordinatörü Mustafa Ertan, projenin hayata geçirilmesi sürecine değinerek; “Bu proje ile birlikte; sürdürülebilirlik, çevresel farkındalık ve yerel kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni yöntemler geliştirme fırsatı bulacağız. Çanakkale Belediyesi olarak; proje üretmeyi, ortaklıklar geliştirmeyi ve dış kaynakları etkin kullanmayı kurumsal bir öncelik olarak görüyoruz. Çünkü güçlü şehirler, sadece kendi kaynaklarını kullanan değil aynı zamanda dış kaynakları doğru yöneten, iş birliklerini büyüten ve yenilikçi çözümler üreten şehirlerdir. BLUEC Projesi'nin de bu anlayışa önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum” dedi.
“Susuzlukla mücadele ve kaynak çeşitliliği için çalışmalar sürüyor”
Programda söz alan Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürü Doruk Özdemir ise proje içeriğine ilişkin bilgilendirmede bulundu. Özdemir; “Bugün burada, Çanakkale'mizin su yönetim vizyonunu güçlendiren, çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunan ve geleceğe yönelik bu önemli adımı birlikte paylaşmak üzere bir araya geldik. Çanakkale Belediyesi olarak gerek susuzlukla mücadele gerekse kaynak çeşitliliği oluşturma adına acil durumlarda kullanmak üzere su kuyuları açıyor ve bunları sistemimize entegre ediyoruz. Rol model olarak “Japonya” ve “Singapur'daki sistemleri inceliyor ve kentimize uygun olan yönlerini sistemimize dahil ediyoruz. Bugün burada toplandığımız “BLUEC – Yeni Ufuklara Doğru Döngüsel Adımlar” Mavi Döngünün sürdürülebilirliği projesi, Avrupa Birliği hibe desteği ile 1000 proje arasından seçilen 24 projeden biridir. 672.322 euro bütçeye sahip bu proje, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı desteği ile Belediye Başkanımız Sayın Muharrem Erkek'in katılımıyla başlamıştır” dedi.
“Çevresel baskının azaltılmasına da güçlü bir katkı sağlayacağız”
Projenin amacına da değinen Özdemir; “Sürdürülebilir atıksu yaklaşımıyla; tarımı, yeşil alanları ve sanayimizi güçlendirirken; mali yükleri hafifletmeyi, en stratejik kaynaklarımızdan biri olan suya uygun maliyetle sürekli erişimi garanti altına almayı hedefliyoruz. Bu vizyonumuzla Marmara Denizi üzerindeki çevresel baskının azaltılmasına da güçlü bir katkı sağlayacağız. Bu teknolojinin hatlarını yani “Mor Şebeke” 'yi 2025 yılından başlayarak 2026 yılında da devam eden yatırımlarla 3.200 metre “Mor Şebeke” hat imalatını gerçekleştirdik. Güzelyalı Yeniden Kullanım Suyu tesisimizin faaliyet belgesini aldık. Aynı zamanda fizibilite raporu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanan ilk tesis olduk. Amacımız kentin park ve rekreasyon alanlarının %30 ile %40'ını bu sistem ile sulayarak yılda yaklaşık 350.000 m³ su tasarrufu yapmaktır. Bunun parasal karşılığı ise yılda 15 milyon TL'dir. Sanayiyi ve tarımsal sulamayı mor şebeke altyapısına kavuşturduğumuzda ise yılda yaklaşık 2.500.000 m³ suyu bu alanlarda kullanarak yılda 120 milyon TL'lık katkı yaratmaktır” şeklinde konuştu.
“Çanakkale'de hep birlikte su yönetimine büyük önem veriyoruz”
Programda konuşan Başkan Erkek, Çanakkale Belediyesinin yine örnek bir projeyi hayata geçirdiğini vurgulayarak; “Göreve geldiğimiz günden itibaren samimi ve gerçekçi bir şekilde altyapıya büyük önem verdik. Su yönetimine önem verdik. Çünkü biliyoruz ki, temiz, kaliteli, içilebilir su kaynaklarına ulaşmak artık ülkemizde de dünyada da çok önemli bir mesele. Bugün dünyada yaklaşık iki milyarın üzerinde insan temiz, güvenilir suya sağlıklı bir şekilde ulaşamıyor. Bu ne demek? Eğer evimizde güvenilir, temiz, içilebilir, kaliteli su sürekli yoksa, siz bu kaynaklara sağlıklı ulaşamıyorsunuz demek. Yüz milyonlarca insan ise kesinlikle temiz su kaynaklarına ulaşamıyor. Onun için Çanakkale'de hep birlikte su yönetimine büyük önem veriyoruz. Göreve geldikten sonra Karacaören ve Sarıcaeli İçme Suyu depolarımızın inşasına başladık. İki tane, 20 bin metreküp kapasiteli yeni su deposu inşa ediyoruz. Haziran-Temmuz aylarında büyük olasılıkla tamamlanacak. Belediyemize maliyeti yaklaşık 150 milyar lira. Kayıp kaçakla etkin mücadele için 27 kilometre hat döşedik ve kayıp kaçak oranımızı yüzde 20'lerin altına indirmeyi başardık. Bu Türkiye ortalamasına göre çok çok iyi bir oran” dedi.
“Rekreasyon alanlarımıza, parklarımıza bu suyu verebilecek durumdayız”
Su yönetiminin önemine ve sürdürülebilirliğine de değinen Başkan Erkek; “Su yönetimi ile ilgili ciddi çalışmaları hep birlikte yönetiyoruz. Bu somut proje de çok önemli bir adım. Bu 27 kilometrelik hatlar dışında Mor Şebeke hatlarımızı da döşedik. Şu an Güzelyalı'da rekreasyon alanlarımıza, parklarımıza bu suyu verebilecek durumdayız. Hibe ile beraber merkez arıtma tesisimize üniteler eklenerek Saraycık ve çevresinde de tarımsal sulamaya katkı sunacağız. Daha sonrasında Organize Sanayi Bölgesine de su verebileceğiz. Arıtılmış suyun belli işlemlerden geçirilerek tekrar kullanılabilmesi oldukça önemli bir adım. Su yönetimi konusunda bunları niçin yapıyoruz? Hem tasarrufu artırmak hem arıtmanın kalitesini artırmak hem verimliliği artırmak ve en önemlisi sürdürülebilir bir kent yönetimi için bugünü düşünmüyoruz; kentimizin 20 yıl, 30 yıl sonrasını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
“Bölgede örnek belediyelerden biriyiz”
Konuşmasında arıtma tesisinin kapasitesinin arttırılması için çalışmaların başladığını da ifade eden Başkan Erkek; “Şimdi bir adım daha attık; Merkez Atıksu Arıtma Tesisimizin ikinci kademe çalışmalarına da başladık. Kapasitesini artırıyoruz. Çünkü birkaç yıl sonra belki bu tesisimiz de Çanakkale için yeterli olmayacak. Ama bu çalışma tamamlanır tamamlanmaz artık önümüzdeki yıllarda atıksu arıtma açısından da çok önemli bir noktaya geleceğiz. İki tane İleri Biyolojik Arıtma Tesisi ile bölgede örnek belediyelerden biriyiz. Çevre yönetiminde, katı atık yönetiminde tam lisanslı katı atık yönetim sistemini hayata geçiren Türkiye'deki birkaç belediyeden biriyiz. Onun için bu çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz. Atıksu Arıtma Tesisimizin kapasitesini artırma maliyeti de belediyemize yaklaşık 250 milyon lira olacak; bunlar görünmeyen, yüksek maliyetli yatırımlar olsa da yapmalıyız. Kentin 20, 30 yıl sonrasını düşündüğümüz için bu adımları kararlılıkla atmaya devam edeceğiz. 1000 proje arasından 24 projeye destek verdi Avrupa Birliği ve Bakanlığımız. Bunlardan biri de bu projemiz oldu. Gerçekten Çanakkale'miz adına önemli. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
“İklim değişikliği artık bir çevre meselesi olmanın çok ötesinde geçti”
Programa online olarak katılan İklim Değişikliği Başkanlığı Şube Müdürü Esra İnce de açılış konuşmaları bölümünde söz alarak; “Bugün burada yalnızca bir projenin açılışını gerçekleştirmiyoruz. Bugün burada Türkiye'nin iklim değişikliği karşısında nasıl bir rol izlediğini, nasıl bir irade ortaya koyduğunu, nasıl bir gelecek inşa etmek istediğini birlikte ortaya koyuyoruz. BLUEC Projesi de bu vizyonun güçlü bir yansıması olacaktır. Çünkü iklim değişikliği artık bir çevre meselesi olmanın çok ötesine geçti. Kalkınmanın, üretimin, kentleşmenin hatta yaşam biçimimizin yeniden tanımlanması meselesi oldu. Bu yeni dönemde en kritik konulardan biri de sudur. Su artık yalnızca doğal kaynak değil, stratejik, ekonomik bir değer ve geleceğin de belirleyicisi. Biliyorsunuz Türkiye su stresi yaşayan bir ülke. Bu gerçeği doğru politika ve yatırımlarla yönetmek zorundayız. Bu proje, tam da bu konuya katkı sağlayacak bir proje olacaktır. Projeyle arıtılmış atıksuların yeniden kullanılmasıyla bir yandan su kaynaklarımız üzerindeki baskının azaltılmasına katkı sağlanırken bir yandan da tarımsal üretimimizin sürekliliği de güvence altına alınmış olacak. Bu yaklaşım aslında sadece teknik bir çözüm değil aynı zamanda güçlü bir zihniyet dönüşümünü de beraberinde getirecek” dedi.
“İklim politikaları toplumumuzun her kesimine dokunacak”
İklim değişikliği ile mücadelede belirli bir seviyeye gelindiğini ifade eden İnce; “Biliyorsunuz ülkemiz bugün artık iklim politikalarında yeni bir eşiği aştı. Geçen yaz yürürlüğe giren 7552 sayılı İklim Kanunu ile birlikte yerel iklim değişikliği eylem planlarını 81 ilde Valilik koordinasyonunda hazırlanması zorunlu hale geldi. Bu sıradan bir düzenleme değil, bu aslında Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde önemli bir adım. Bu adım bize şunu da söylüyor; iklim politikaları artık sadece Ankara'da yazılan metinlerden ibaret olmayacak. İklim politikaları tam tersine artık sahalarda uygulanacak ve toplumumuzun her kesimine dokunacak. Çünkü etkiler yerelde ortaya çıkıyor ve çözüm de yerelde güçlü olursak anlam kazanacak. Böylece yerel yönetimler artık mücadelenin merkezinde yer alacak” dedi.
“Türkiye geneline yayılabilecek güçlü bir model”
BLUEC Projesinin yeni dönemin ruhunu temsil ettiğini ifade eden İnce; “Çanakkale Belediyemizin öncülüğünde harekete geçirilen bu çalışma, yerelde geliştirilen, uygulanabilir, aynı zamanda Türkiye geneline de yayılabilecek güçlü bir model ortaya koyacaktır. Şunu özellikle vurgulamak isterim; bu proje sadece bir altyapı projesi değil aynı zamanda bir yönetişim modeli, bir iş birliği ve dönüşüm modeli. Çiftçiden yerel yönetime, kooperatiflerden kamu kurumlarına kadar tüm paydaşların sürece dahil olması iklim mücadelemizin artık ortak akılla başarıya ulaşabileceğinin en net göstergesi olacaktır” dedi.
“Maksimum verimi almamız gerekiyor”
Açılış konuşmalarında son olarak söz alan Vali Toraman ise; “Kaynakların sınırlılığı her geçen gün artıyor ve Türkiye su stresi yaşayan bir ülke. Bunu her geçen gün hayatımızda daha fazla yaşıyor ve tecrübe ediyoruz. Pek çok kentimizde maalesef geçen yaz döneminde özellikle ciddi su kesintilerine gitme mecburiyeti hasıl oldu. Çok şükür Çanakkale o noktaya ulaşmadı. Ama bu olmayacağı manasına gelmiyor. Dolayısıyla kaynakları doğru ve akılcı yönetmek lazım. Bir defa kaynakların sınırlı olduğunu bilmemiz gerekiyor. Gittikçe azalma eğiliminde olduğunu da kabul etmemiz gerekiyor. O halde artan nüfusu dikkate aldığımızda suya olan talebi doğru yönetmek gerekiyor. Bunları artık birer doğal kaynak olmanın ötesinde görmemiz lazım. Konuya çok yönlü yaklaşmamız gerekiyor. Bu kaynaklardan maksimum verimi almamız gerekiyor. Su artık eskisi gibi kullanılır, tüketilir, daha sonra tekrar doğaya salınan bir kaynak özelliği aşamasını geçti. Dolayısıyla artık atığı da bir kaynak olarak görüp onun üzerinden çok ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Öncü bir proje olduğu için özellikle Çanakkale Belediyesi’ni tebrik ediyorum”
Hazırladığı örnek proje nedeni ile Çanakkale Belediyesi'ni tebrik eden Vali Toraman; “Atıksuyu doğrudan tabiata, denizlere, derelere deşarj yerine, belli prosedürlerden sonra ikinci, üçüncü kullanımları, çok hayati noktaya geldi. Nüfusun yoğun olduğu kentler tabi ki öncelikli ama hane bazında dahi bunu dikkate almak gerekiyor. Örneğin yağmur suyunu toplayan ev modelleri geliştiriliyor. Bu konu yerel yönetimlerin de merkezi yönetimlerin de hepimizin ortak sorunu. Çanakkale'de bu anlamda öncü bir proje olduğu için özellikle Çanakkale Belediyesini tebrik ediyorum. 1000 muadil proje içerisinde yarışıp desteğe hak kazanmak büyük başarı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu artarak devam etmeli” dedi.
Uzman konuklar projeyi ele aldı
Konuşmalarının ardından Vali Toraman ve Başkan Erkek ile birlikte katılımcılar, açılış programı için hazırlanan “Çanakkale için Su Sözü” alanına imzalarını attılar. Program, “İklim Değişimi Uyumunda Atıksu Yönetimi”, “Türkiye'de Entegre Su ve Atıksu Yönetimi”, “Atıksudan Kaynağa-İzleme, Geri Kazanım ve Entegrasyon” ile “Çanakkale Kentinde Suyun Yolculuğu; İçme Suyundan Atıksu Arıtmaya-Döngüsel Su Yönetimi” başlıklarında düzenlenen paneller ile devam etti. Panel oturumlarında uzman görüşleri ve iyi uygulama örnekleri katılımcılar ile paylaşıldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: