"Sözde değil! Özde çevreci olmak...
Reklam

"Sözde değil! Özde çevreci olmak lazım"

AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu; “Hiç kimse çevre konusunda, ormanlar konusunda bizden hassas olduğunu iddia etmesin” diyerek TBMM kürsüsünden konuştu. Bir süredir devam eden altın madenleri ve çevre katliamı iddialarını Meclis kürsüsünden cevaplayan İskenderoğlu; “Sözde değil, özde çevreci olmak lazım” dedi.

"Sözde değil! Özde çevreci olmak lazım"

AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu; “Hiç kimse çevre konusunda, ormanlar konusunda bizden hassas olduğunu iddia etmesin” diyerek TBMM kürsüsünden konuştu. Bir süredir devam eden altın madenleri ve çevre katliamı iddialarını Meclis kürsüsünden cevaplayan İskenderoğlu; “Sözde değil, özde çevreci olmak lazım” dedi.

18 Temmuz 2019 - 16:42 - Güncelleme: 18 Temmuz 2019 - 16:44

AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu; CHP’li Çanakkale Milletvekilleri Muharrem Erkek ve Özgür Ceylan’ın “Çanakkale’de faaliyet gösteren termik santrallerin ve maden ocaklarının insan sağlığına ve çevreye etkisi” konulu araştırma önergesi üzerine Meclis Genel Kurulunda açıklama yaptı. İskenderoğlu, maden çalışmaları nedeniyle Kazdağları’nda çevreye zarar verildiği iddiasına ilişkin konuşmasında; “Dünya ile rekabet edebilmek ve büyük hedefleri doğrultusunda ilerleyen bir Türkiye için yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi verimli ve etkin bir biçimde kullanmamız gerekir. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1935 yılında Türkiye’de Maden Kanunu’nu çıkarttığını hatırlatmak isterim. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, 1 Mart 1922'de söylediği "Topraklarımız altında el değmemiş halde duran maden hazinelerini az zamanda işleterek milletimizin yararına kullanmalıyız..." sözüyle bu konuya bakışını ortaya koymuş ve madencilikle barışık bir toplumu işaret etmiştir. Yapılan her enerji yatırımında, termik santralde ve madencilik faaliyetlerinde çevresel şartlar ve mevzuat, ÇED raporları tek tek yerine getiriliyor. Hiç kimse çevre konusunda, ormanlar konusunda bizden hassas olduğunu iddia edemez!” diye konuştu.

“Biz, öncelikle iki Çanakkale AK Parti Milletvekili olarak, değerli Çanakkale vekilimize de şunun sözünü verebiliriz. Çanakkale'nin denizinden toprağına bir tane ağacına kadar… Bizler evlatlarımızı Çanakkale’de yetiştiriyoruz. Çanakkale çocuğu olmakla övünüyoruz. Bizler buraya sahibiz ve eğer Çanakkale'nin toprağına zarar gelecek en ufak bir şey varsa biz burada her zaman mücadeleye hazırız!” diyen İskenderoğlu; “Yapılan her enerji yatırımında, termik santralde ve madencilik faaliyetlerinde çevresel şartlar, mevzuat, ÇED raporları tek tek yerine getiriliyor. Hiç kimse çevre konusunda, ormanlar konusunda bizden hassas olduğunu iddia etmesin. Dünya kuraklaşmaya başlarken orman varlıklarımızı 15 milyon dekar arttırarak 223 milyon dekara çıkarttık. Ağaçlandırma ve on altı yılda 207 adet içme suyu tesisimizle 2 milyon vatandaşa kaliteli içme suyunu sağlayan, 4 milyar 39 milyon yeni fidan diken ve 30 milyon dekarlık alanı korumaya alan Hükûmetimizdir” şeklinde konuştu.

Lütfen ezbere konuşmayın

İskenderoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Söylem üretirken elinizi vicdanınıza koymanızı ve projelerimizi incelemeden lütfen ezbere konuşmamanızı rica ediyorum. En çok dile getirilen altın aramaları konusunda, ÇED süreçlerinde, altın arama ve çıkarma çalışmalarında siyanür kullanılması söz konusu değildir. Arama çalışmaları sırasında kullanılan solüsyon su, bentonit ve baritin karıştırılmasıyla oluşturulmuş doğal bir çamurdur. Çıkarma çalışmalarıysa, diğer maden türlerinde olduğu gibi, patlamalı açık ve kapalı ocak işletmeciliği yöntemiyle yapılmaktadır. Maden arama faaliyetleri ÇED Yönetmeliği’nden muaf tutuluyorken 2009 yılında ÇED Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerle kapsam alanına alındı. Altın madenlerinin aranmasının, üretiminin, termik santrallerinin projelendirilmesinin ÇED süreçlerinde 20’ye yakın kurumun değerlendirme ve inceleme komisyonlarının tek tek değerlendirme ve onayları alınıyor. Onay için müracaat edilen kurumlar listesinin çokluğu hassasiyeti göstermektedir. Ayrıca, ÇED olumlu kararına esas projenin faaliyete geçmesiyle nihai ÇED raporunda belirtilen önlemlerin alınmadığı ve taahhütlere uyulmadığının tespiti durumunda Çevre Kanunu’nun 20’nci maddesi gereğince gerekli yaptırımlar uygulanmaktadır.”

Tarihi ve doğayı koruyoruz

Tüm illerde olduğu gibi, destanlar ve şehitler diyarı Çanakkale’de de tarihi ve doğayı koruduklarını dile getiren İskenderoğlu; “On yedi yıl önceki Çanakkale ve şimdiki Çanakkale aynı Çanakkale değil. Çanakkale’de faaliyet gösteren termik santrallerin 5 tanesi çevre izin lisansı almış olup Çan ilçesi Yaya köyü sınırları dâhilinde yer alan Çan 2 termik santrali geçici faaliyet belgesi almış ve çevre lisans süreci başlatılmıştır. Orman Kanunu’nun 16’ncı maddesinde uygulama yönetmeliği kapsamında verilen ön izleme belgeleri, kesin ağaçlandırma arazi ve izin belgeleri alınmaktadır. Bugün, Çanakkale’nin çevre sorunlarını konuşacaksak sonuna kadar sözde değil eylemde çevreci olmayı savunmamızın samimiyet olduğunu unutmadan, öncelikle Çanakkale merkezde, 10 kilometre ilerisinde, çocuklarımızın denize girdiği Güzelyalı mevkisinde ne yazıktır ki lağım suyunun Çanakkale’de denize döküldüğünü unutmamak gerekir” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Turan;
Turan; "Gümüşçay'ımıza doğalgaz bağlanacak"
Güler Sabancı;
Güler Sabancı; "İhracat lideri konumundayız"