Çanakkale Hedef Gazetesi'nin Güncel Haber Sitesi. Çanakkale Haber

  • Dolar 3.4945
  • Euro 4.1119
  • GR ALTIN 144.70
  • ÇEYREK 237.16

CHP’li üyelerden muhalefet şerhi

CHP’li üyeler, TBMM İçtüzüğü değişiklik teklifi hakkında kurulan Anayasa Alt Komisyonuna sunulmak üzere muhalefet şerhi hazırladı.

CHP’li üyelerden muhalefet şerhi

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ile CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek imzalı muhalefet şerhinde şu ifadeler yer aldı; “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük dönüşümlerinden ve geri gidişlerinden biri 16 Nisan 2017 tarihinde referandumu gerçekleştirilen Anayasa değişikliği ile gerçekleşmiştir. Demokrasinin olmazsa olmaz ilkelerinden kuvvetler ayrılığını, siyasi parti üyesi bir Cumhurbaşkanı’nın temsil ettiği yürütmenin altında eriten, egemenliği şahsileştiren, yargının tarafsız ve bağımsızlığını yok eden bu Anayasa değişikliği, Yüksek Seçim Kurulu’nun, hukuksuz ve örneği görülmemiş biçimde verdiği “mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılması” kararı sonucunda kabul edilmiştir. 1982 Anayasası gibi, meşruiyeti hâlâ tartışılan Anayasa'da, OHAL koşullarında yapılan değişikliklerle birlikte, “Parlamentonun Anayasası” ya da “sessiz Anayasa” diye anılan İçtüzüğe dair teklif de yeni tartışmaların konusu olacaktır. Çünkü; Fransızca “konuşmak” anlamında “parler” kökeninden türetilen parlamentonun ya da Arapça “konuşmak, tartışmak” kökeninden gelen meclisin ruhuna aykırı biçimde, Milletvekillerinin konuşmaması ya da söz hakkının kısıtlanması üzerine inşa edilmiş bir teklifle karşı karşıyayız. Mevzuat içerisinde özel bir öneme sahip olan içtüzükler, yasama organı iradesinin nasıl, niçin ve nerede oluşabileceği gibi, kritik sorulara cevap veren anayasa-altı normlar demetidir. Böyle olunca da içtüzük değişikliği girişimleri, genellikle en zor sonuçlandırılabilen yasama işlemlerinin başında gelmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İçtüzükleri parlamento tarihimiz açısından da bu niteliklerini korumuşlardır. Henüz köklü bir parlamento hukukumuz olmamasının da etkisiyle Anayasalar üzerinde yapılan tartışmaların benzerleri içtüzükler üzerinde yapılmıştır (Şeref İba). Anayasa’nın 95. maddesinde, TBMM’nin çalışmalarını, kendi yaptığı İçtüzük hükümlerine göre yürüteceği öngörülmüştür. Bu anlamda, en kısa tanımıyla TBMM İçtüzüğü, TBMM çalışmalarını düzenleyen yazılı kurallar bütünüdür (İrfan Neziroğlu). “Kural yapmanın kuralını” belirleyen içtüzükler için Anayasa Mahkemesi’nin çizdiği çerçeve de bu niteliktedir: “Norm yaratıcı niteliğiyle diğer parlamento kararlarından ayrılan İçtüzüğün iktidar-muhalefet ilişkilerinde ve Meclis iradesinin gerçeğe uygun biçimde yansıtılmasında büyük önem taşıdığı gerçektir. Normlar hiyerarşisinde en üstte yer alan Anayasa, yasalar gibi İçtüzüğün de dayanağı ve belirleyicisidir. Bu nedenle demokratik bir devlette meclislerin kendi iç çalışmalarını serbestçe düzenleme konusundaki yetkileri de Anayasa ile sınırlıdır” (Anayasa Mahkemesi 2001/129 Esas ve 2002/24 Karar Sayılı, 31.01.2002 tarihli karar). Bu anlamıyla demokratik bir Anayasa, ancak demokratik, katılımcı, uzlaşmacı ve çoğulcu nitelikleri taşıyan içtüzükle birleştiğinde anlamlı olacaktır. AK Parti ve MHP tarafından getirilen bu düzenlemenin, tıpkı Anayasa değişiklik tekliflerinde olduğu gibi, bahsi geçen niteliklerden oldukça uzak olduğu ortadadır. 5 Mart 1973 tarihinde kabul edilmiş ve 1 Eylül 1973 tarihinde yürürlüğe girmiş olan TBMM İçtüzüğü, 44 yıldan beri uygulanmaktadır. Geldiğimiz noktada, özellikle son Anayasa değişikliklerine dair uyum yasalarının çıkarılması esnasında ve daha sonrasında muhalefet partilerinin sözlerini “hızlı” çalışma bahanesiyle kısıtlamak pek çok açıdan sakatlık doğurmaktadır. Çünkü; parlamentolar “yasa makinası” değildir. Bu nedenle hızlı ve çok sayıda kanun çıkarmaktan ziyade, doğru kanunları çıkarması ve yerinde kararlar alması, aldığı kararların uygulanabilirliği, soyutluğu, yurttaş yararına olması; başka bir ifadeyle “yasama kalitesi”nin yüksekliği öncelikli tartışma olmalıdır. Getirilen antidemokratik düzenlemeler söz konusu olduğunda, geçmişte benzer örneklere verilen tepkiler bu bağlamda ele alınabilir. Anayasa Mahkemesi’nin 2001/129 Esas, 2002/24 Karar sayılı, 31.01.2002 tarihli kararında aynen şu ifadeler geçmektedir: “Yasama organlarının içtüzükleri, pratikte anayasa kadar önemli ve etkin metinlerdir. Yasama egemenliğinin kullanılma usullerini düzenleyen içtüzük hükümleri; gücü sınırlayan, meclis içi dengeleri gözeten ve hukuka dayanmak zorunda olan "sessiz anayasalardır (Any.Mad.7, 88/11,95/11). Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim ve yasama kalitesi, en az ürettiği hizmetler kadar, bağlı bulunduğu (uyguladığı, değiştirdiği) hukuk (içtüzük) kalitesi ile de ölçülebilir (Kendi hukukunu hukuk temelinde oluşturamamış parlamentonun üretebileceği hukukun kalitesi, sırf bu nedenle dahi sorgulanabilir.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, kendi iç-hukukunu henüz oluşturamamıştır. Meclis iç hukuku, oluşum halindedir. İç hukuk istikrarının sağlanması, yakın gelecekte de beklenmemelidir. Bu gerçeğin ardındaki nedenler, ayrı bir felsefe ve sosyoloji araştırmalarının konusudur. Belirtelim ki hukuku araç gören ve onun üstünlüğünü sindiremeyen, gücüne güvenen patalojik zihniyet (I), yanlızca kadroları değil, kural ve gelenekleri doğrayan darbeler (II) ve yorumun engin çözücülüğü yerine daima lafızları/metinleri değiştirerek yaratılan öldürücü formülleri çare sanan arayışlar (III); hukuk istikrarını önlemektedir. Dava konusu içtüzük değişikliği de, ihtiyaca ve istikrara hizmet görüntüsü içinde, iç-hukukumuzu tahrib eden talihsiz bir girişimdir. Bir asrı aşan yaşam öyküsünde iç-hukuk düzeninin oluşturulamaması, parlamentomuzun övünemeyeceğimiz bir temel karakteristiğidir. İçtüzük taslak ve tekliflerinin hazırlanmasında izlenen yöntemler, onların kalite ve ömürlerini doğrudan etkilemektedir. İçtüzük tarihimiz, genellikle iki yöntemden birinin benimsendiğini göstermektedir. Çoğulcu (uzlaşmacı) ve çoğunlukçu (dayatmacı) yöntem. Çoğulcu (uzlaşmacı) yöntem: Bu yöntemde, parlamentonun tüm-dinamiklerinin (partilerin, milletvekillerinin)olabildiğince katılımlarının sağlanması esastır. Tekliflerin ihtiyaç ve hukuk temelinde sentezi için özel komisyonlarda veya ihtisas komisyonunda yoğun bir teknik çaba harcanır. Bilim ve bilim adamlarından, Anayasa Mahkememizin yorumlarından ve mukayeseli verilerden yararlanılır. Bu yöntem, kabul tabanını genişletir ve oyunun kurallarını, "ortak" anlayışla ve birlikte oluşturur. Gerek tek parti dönemlerinde ve gerekse çok partili siyasal yaşamımızdaki köklü gelenek, bu yöndedir.  Çoğunlukçu (dayatmacı) yöntem: Düşük yoğunluklu demokrasilerde görülür. Çözümü, ‘son kural’ olan ‘oy çokluğun’da arayan bir yöntemdir. Uzlaşmanın getireceği erdemleri bir çırpıda yok sayar. Uzlaşmayı, sayı gücünün verdiği rehavet ve otorite içinde "teslimiyet ve zaaf" olarak görür. Oyunda uygulanacak kuralı, oyuncuların birlikte yapması yerine, gücünün emriyle üretir. Dayatmacı teklif, oyuncuları gerer ve bazen öngörülemez gerilimlere, belirsizliklere ve hatta toplumsal kutuplaşmalara zemin hazırlar. Kavga, hukuk ‘benim’ diyen ‘parmak gücü’ ile, özünde hukuku arayan ‘demokrasi’ arasındadır. Sevinerek belirtelim ki, çoğunlukçu yöntem, tüzük yapım geleneğimizde yok denecek kadar azdır. İki özgün örneğinden birisi, 1960 Anayasası ile (evet bir anayasa ile) yürürlükten kaldırılmış, öbürü ise, -aşağıda ayrıntılı biçimde ortaya konacağı gibi- şu anda Yüksek Mahkeme huzurundaki tüzüktür (1961 Anayasası, Geçici Mad.3). Sorun, kanunların zamanında çıkarılamamasında (müzakere sürecinin uzamasında) değil; ihtiyaca cevap verecek taslakların hazırlanamamasındadır. İhtiyaç ve hukuk analizi için gerekli derinlikli çalışmalar ve yapılanmalar sağlanamadığından "aynı yasada sık değişiklik", ‘kısa zamanda yürürlükten kaldırma’,’uygulama organlarının, çelişkileri ve boşlukları yorumla giderme zorunlulukları’ ortaya çıkmaktadır. İktidar çoğunluklarının bu soruna yoğunlaşmaları gerekirdi.” Bahsi geçen satırlar, bugün iktidar partisine mensup TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya ve Adalet Bakanlığı da yapmış olan Mehmet Ali Şahin ve arkadaşları tarafından Anayasa Mahkemesi’ne sunulan iptal başvurusu dilekçesinde geçmektedir. Benzer ifadeleri, AK Parti ve MHP tarafından getirilen değişiklik teklifi için de söylemek olanaklıdır. Tıpkı her iki partinin getirdiği Anayasa değişikliği teklifinde olduğu gibi, İçtüzük değişikliği teklifi de parlamento tarihimizde istisnai olarak başvurulan çoğunlukçu (dayatmacı) yöntem benimsenmiş, uzlaşmadan uzak, konunun uzmanlarının görüşlerine başvurulmadan kapalı kapılar ardından iki parti temsilcileri tarafından hazırlanmıştır. Bu tutum, parlamento hukukumuzun gelişmesine de darbe niteliğindedir. Hızlı ve çok sayıda kanun çıkarmak için dayatmacı bir yöntem benimsemek, uzlaşmamak için gerekçe olmaktan öteye gidememektedir. Bilindiği gibi, uzlaşmaya dayanarak hazırlanan tasarı ve teklifler, yüzlerce maddeden oluşmasına rağmen birkaç gün içinde Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilebilmektedir. Parlamento tarihimiz bunun örnekleriyle doludur. Bahsi geçen TBMM İçtüzüğü teklifi, birçok açıdan Anayasa’ya aykırılık da taşımaktadır. Buna göre; Anayasa’nın başlangıç hükümleriyle birlikte; Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı 2, Egemenlik başlıklı 6, Yasama yetkisi başlıklı 7, Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü başlıklı 11, Düşünce ve kanaat hürriyeti başlıklı 25, Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları başlıklı 67, Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma başlıklı 68, Yasama dokunulmazlığı başlıklı 83, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri başlıklı 87, İçtüzük, siyasi parti gurupları ve kolluk işleri başlıklı 95, Toplantı ve karar yeter sayısı başlıklı 96 ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları başlıklı 98’inci maddelerine açıkça aykırılık taşımaktadır. Aşağıda maddeler üzerinde görüşlerimizi açıkladığımızda ayrıntılarıyla değineceğimiz gibi; getirilen İçtüzük değişikliği teklifi Milletvekillerinin söz haklarını kısıtlayarak demokrasiye, ifade özgürlüğüne, siyasi partilerin kuruluş amaçlarının gerçekleşmesine aykırıdır. Ayrıca yasama yetkisinin kısıtlanmasına ve dolayısıyla egemenliğin temsilciler aracılığıyla kullanılamamasına, TBMM’nin görev ve yetkilerinin yerine getirilememesine, Milletvekillerinin ve kamuoyunun bilgi edinme yollarının daraltılmasına neden olmaktadır. Bunlar, Anayasa’ya aykırılığı doğurmaktadır. AK Parti ve MHP ortaklığıyla hazırlanan İçtüzük değişikliği teklifine genel olarak baktığımızda, nerede Milletvekilinin konuşma, siyasi parti gruplarının gündem belirleme hakkı varsa bunlar kısıtlanmakta ve disiplin cezalarıyla Milletvekilleri hizaya getirilmek istenmektedir. Özü itibariyle bu teklif içtüzük değişikliği değil, OHAL KHK'sı niteliğindedir. KHK gibi yürürlüğe konulmuyor olması, onun bu özelliğini ortadan kaldırmaz. Teklif, İçtüzüğü düzenlemekten öteye, Milletvekillerini hizaya getirmeyi ve sadece Milletvekillerini değil, Meclis’i susturmayı amaçlamaktadır. Düşük yoğunluklu demokrasilerde ve Orta Asya tipi otoriter rejimlerde örneği görülebilecek ve özü itibariyle “Meclis içi darbe” niteliğinde olan bir İçtüzük değişikliğiyle karşı karşıyayız. Yukarıda saydığımız gerekçeler nedeniyle teklife muhalifiz.”

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 2 2 0 0 5 6
2 Kasımpaşa 2 1 1 0 2 4
3 Beşiktaş 2 1 1 0 2 4
4 Karabükspor 2 1 1 0 2 4
5 Trabzonspor 2 1 1 0 1 4
6 Akhisar Bld. Genç. 2 1 1 0 1 4
7 Medicana Sivasspor 2 1 0 1 1 3
8 Bursaspor 2 1 0 1 0 3
9 Yeni Malatyaspor 2 1 0 1 0 3
10 Medipol Başakşehir 2 1 0 1 -1 3
11 Kayserispor 2 1 0 1 -2 3
12 Fenerbahçe 2 0 2 0 0 2
13 Gençlerbirliği 1 0 1 0 0 1
14 Göztepe 2 0 1 1 -1 1
15 Antalyaspor 2 0 1 1 -2 1
16 Atiker Konyaspor 1 0 0 1 -1 0
17 Aytemiz Alanyaspor 2 0 0 2 -3 0
18 Osmanlıspor FK 2 0 0 2 -4 0
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Medicana Sivasspor 34 17 11 6 24 62
2 Yeni Malatyaspor 34 18 7 9 7 61
3 Eskişehirspor 34 16 11 7 18 56
4 Boluspor 34 16 6 12 3 54
5 Göztepe 34 15 8 11 4 53
6 Giresunspor 34 15 8 11 6 53
7 Altınordu 34 14 11 9 8 53
8 Ümraniyespor 34 12 12 10 4 48
9 Balıkesirspor 34 10 12 12 8 42
10 Vartaş Elazığspor 34 12 11 11 8 41
11 Denizlispor 34 11 10 13 1 40
12 Manisaspor 34 11 9 14 -6 39
13 Gazisehir Gaziantep FK 34 9 10 15 -9 37
14 Adana Demirspor 34 8 15 11 -4 36
15 Samsunspor 34 9 9 16 -19 36
16 Sanliurfaspor 34 9 9 16 -8 36
17 Bandırmaspor 34 9 8 17 -9 35
18 Mersin İdmanyurdu 34 6 11 17 -36 26
    Takımlar O G B M Av P
1 Gümüşhanespor 26 17 4 5 27 55
2 MKE Ankaragücü 26 17 4 5 23 55
3 Hatayspor 26 13 7 6 13 46
4 Menemen Belediyespor 26 12 9 5 13 45
5 Karşıyaka 26 12 5 9 9 41
6 Niğde Belediyespor 26 11 8 7 8 41
7 Kastamonuspor 26 11 7 8 8 40
8 Sarıyer 26 10 8 8 4 38
9 Eyüpspor 26 11 4 11 -9 37
10 Etimesgut Belediyespor 26 10 6 10 5 36
11 İnegölspor 26 6 14 6 0 32
12 Aydınspor 1923 26 8 7 11 -4 31
13 Tuzlaspor 26 8 6 12 -8 30
14 Bugsaşspor 26 6 11 9 -1 29
15 1461 Trabzon 26 5 13 8 0 28
16 Tokatspor 26 6 10 10 -4 28
17 Kırklarelispor 26 4 9 13 -12 21
18 Kayseri Erciyesspor 26 0 2 24 -72 -1
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbulspor 26 17 3 6 21 54
2 Erzurum BB 26 14 7 5 23 49
3 Amed Sportif 26 14 6 6 13 48
4 Kocaeli Birlik Spor 26 13 6 7 6 45
5 Keçiörengücü 26 12 8 6 11 44
6 Sivas Belediyespor 26 11 9 6 9 42
7 Pendikspor 26 10 6 10 -1 36
8 Nazilli Belediyespor 26 9 8 9 -5 35
9 Bucaspor 26 11 4 11 -6 34
10 Zonguldak Kömürspor 26 8 9 9 2 33
11 Konya Anadolu Selçukspor 26 9 5 12 -9 32
12 Kahramanmaraşspor 26 7 10 9 -5 31
13 Hacettepe Spor 26 7 9 10 1 30
14 Fethiyespor 26 7 8 11 -6 29
15 Anadolu Üsküdar 1908 26 5 11 10 -10 26
16 Fatih Karagümrük 26 6 7 13 -9 25
17 Büyükçekmece Tepecikspor 26 6 5 15 -17 23
18 Ofspor 26 5 5 16 -18 20
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık